banner13

banner12

banner38

banner35

BAHÇELİ, TÜRKEŞ'İ “SERÇE“YE BENZETTİ

05 Eylül 2015 Cumartesi 15:40
Bu haber 2833 kez okundu

"O partiye gönül vermiş insanların üstünde görmemeli."

BAHÇELİ, TÜRKEŞ'İ 'SERÇE'YE BENZETTİ

MHP Genel Başkanı hemşehrimiz sayın Devlet Bahçeli, Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş'in açıklamalarıyla ilgili, "Yasaya, tüzüğe yetersiz kalmış olan kişi disiplin kurulu gereğiyle her türlü işleme muhatap kılınabilir, önümüzdeki günlerde bunu siz de yakından göreceksiniz" dedi.
      Partisinin İstanbul il başkanlığında düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bahçeli, Tuğrul Türkeş'in "Ben partimi iktidar yaptım" sözlerini uygun bulmadığını, Türkeş'e yakıştıramadığını söyledi.
      “Hiç kimsenin, hiçbir partili kendisini yasalar üstünde görmemeli.  Tüzüğün üstünde görmemeli. Partinin üstünde görmemeli. O partiye gönül vermiş insanların üstünde görmemeli. Yasaya, tüzüğe yetersiz kalmış olan kişi disiplin kurulu gereği ile her türlü işlemle muhatap kılınabilir, önümüzdeki günlerde bunu siz de yakından göreceksiniz” dedi.
      Partisinin seçim ve miting çalışmaları hakkında bilgi veren Bahçeli, geçici seçim listelerini 18 Eylül 2015'te Yüksek Seçim Kurulu'na teslim edeceklerini, bir önceki seçim beyannamesini de dikkate alarak beyannameyi güncelleyeceklerini kaydetti.
      Başka bir gazetecinin, "Tuğrul Türkeş aday olmak isterse kendisine cevabınız ne olur?" sorusu üzerine Bahçeli, "Siz çok ilgileniyorsunuz, Tuğrul Türkeş'in arkadaşı mısınız? O konu bizim gündemimizden düşmüştür, tekrar tekrar sormakla bizi konuşturamazsınız" yanıtını verdi.
      Medyada yaşanan gelişmelerle ilgili soru üzerine Bahçeli, "Basın ve medyaya aşırı derecede, bugünkü siyasi iktidar tarafından baskı değil, zulüm yapılmaktadır. Birçok basın mensubu arkadaşlarımız görevlerinden uzaklaştırılmıştır. MHP olarak doğru bulmuyoruz. Bu yolu tercih eden insanlardan ve bu uygulamaya sebebiyet verenlerden, bir gün devlet yönetiminde söz sahibi olduğumuz vakit hepsinin hesabını soracağımızı da İstanbul'dan ilan ediyorum" dedi.
      MHP Genel Başkanı Bahçeli, partisini "Hayırcı parti" olarak değerlendirenleri eleştirerek, şöyle devam etti:
      "MHP'nin kendi hedefleri, amaçları doğrultusunda kullanamayanlar, MHP'ye yönelttikleri önerilerde karşılık bulamayanlar, hayırcı bir parti olarak MHP'yi suçlamaya çalışıyorlar. Birbirleriyle olan görüşmeleri sırasında çok da barışık olmayan insanlar veya siyasi kurumlar MHP'yi 'hayırcı' olarak nitelendiriyorsa MHP'de bir hayır var demektir. MHP neye hayır diyor? Bir, erken seçime hayır diyor, güvenliğin nasıl sağlanacağına dair herhangi bir tedbir görmediği için, MHP azınlık hükümetine 'hayır' diyor. Geçmişte eksik kalan 18 milletvekilliğini başka yollarla temin ederek, azınlık hükümeti kurmaya gayret gösterenlere 'hayır' diyor. MHP temsil yönüyle geçici bir hükümetin oluşmasına 'hayır' diyor. MHP, 4 şart ileri sürerek, AKP veya herhangi bir partiyle koalisyon kurmada bu 4 şartı esas alıyor ve bu 4 şartın yerine getirilmesi halinde koalisyona, taşın altına elini değil, gövdesini koymayı düşünüyor. Bu 4 şartımız da çok nettir."
      "ÇANTAYI SİZE VERİRİM"
      Bahçeli, AK Parti ile yürütülen koalisyon görüşmelerini hatırlatarak, 2 saat 26 dakika süren görüşmelerdeki tutumlarını anlattı. Görüşmeler sırasında yanında olası koalisyonun nasıl yapılacağına dair protokollerin yer aldığı çanta olduğunu dile getiren Bahçeli, şu değerlendirmelerde bulundu:
      "4 şartın kabulü halinde yanımda bulunan çantayı da ele almak suretiyle, onun içerisinde protokol var, koalisyonun programı var, çözüm sürecinin nelerini reddediyoruz onlar var, Sayın Cumhurbaşkanı'nıyla beraber ülke yönetimindeki bazı konuları da dikkate almak suretiyle hükümetin nasıl kurulacağına, hükümetin protokolünün ne olduğuna ve mevcut bakanlıklara ilişkin önerilerimiz var. 'Eğer 4 şartı kabul etmiş olsaydınız, bu çantayı size verirdim' dedim. Koalisyon şartlarında MHP'ye yine medyadaki güçlerini kullanarak aşırı derecede bir propaganda altında tutarak, hayırcı bir parti olarak ifade ediyorlar. Biz, Dolmabahçe Sarayı'nda PKK'nın 10 maddesine evet diyenlere karşı milletimizin birliği, dirliği ve devamı için ortaya koyduğumuz 4 maddeye hayır diyenleri milletimize anlatacağız."
      Bahçeli, Tuğrul Türkeş'in MHP'nin oylarını böleceği yönündeki yorumlara ise "Bir dağa bir serçe konsa dağ ne kazanır, bir dağdan bir serçe kalksa dağ ne kaybeder?" değerlendirmesini yaptı.
      Artan terör olayları konusunda da düşünceleri sorulan Bahçeli, "Seçim hükümeti diye bir konu yok, AKP ile HDP'nin hükümeti var. Bununla ilgili olarak 2 Eylül'de toplanan MGK'yı daha önce olağanüstü toplantıya çağırmış ve Türkiye'nin güvenlik meselesine öncelik verebilecek tarzda tüm tedbirlerini alınması gereken tedbirleri de hükümete tavsiye etmelerini salık vermiştik. Fakat MGK'nın 2 Eylül'de yaptığı görüşmelerde bazı tedbirlerin alınacağı ifade ediliyor ama yine 4 şehit geliyor, bunu da düşünmek gerekiyor" diye konuştu.
      Bahçeli, geçici bakanlar kuruluyla ilgili şunları kaydetti:
      "Hükümetlerde seçim sürecine girildiğinde içişleri, adalet ve ulaştırma bakanlığının bağımsız olması gerekir. Bu bağımsızlığın belirlenmesi de mevcut hükümete yetki olarak verilmiştir. Bağımsızlığın, belli bir ölçüsü, boyu posu yok. Nasıl algılıyorsanız o şekliyle onu bağımsız olarak tanımlarsınız. Bir gün evvel müsteşar yaptığınızı bir gün sonra geçici hükümete bakan olarak atıyorsanız, buradaki bağımsızlığın tanımında farklılıklar var demektir. Tekrar ifade ediyorum, bağımsız olarak gelmiş olanlar Adalet ve Kalkınma Partisi'ni temsil ediyor, öbür taraftan da HDP 2 üye ile beraber hükümette yer alıyor. Bu Adalet ve Kalkınma Partisi ile HDP koalisyonudur. MHP'nin, 7 Haziran gecesi saat 01.10'da önermiş olduğu ilk koalisyon şeklidir."
      Bakanların TBMM'deki yemin töreniyle ilgili ilk defa 3 partinin aynı yönde oy kullanmasını nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine, "HDP ile hükümet kurarken hiç şaşkınlık duymuyorsunuz ama MHP'nin mevcut hükümete karşı kararlı duruşunu, 'birileri de böyle yaptı' diye ruh ikizi ilan ediyorsunuz. Bu medyanın sorunudur. Türkiye'de medya kendisine çeki düzen vermek durumundadır. Medya ahlaki olmalıdır, dürüst olmalıdır, adaletli olmalıdır. Medya gerçekten bağımsız ve hür olmalıdır" yanıtını verdi.

 

 

 

Yorum Gönder